Email:
Şifre:
• Şifremi Unuttum
• Üyelik Başvurusu
Facebook ile Giriş Yap
Firma Bilgileri
etnikmarket.com

Bahariye Caddesi, Canan Sokak, No:33/5
İstanbul (Anadolu)/Kadıköy

Telefon: 216 418 00 99
Fax: 216 330 64 06

www.etnikmarket.com/

bilgi@ortakalan.com.tr

Matvarlden'ın CEO'su Dr. Muhittin Taylı

Haber Arşivime Ekle

Matvarlden'ın CEO'su Dr. Muhittin Taylı ile sektördeki gelişmeleri ve geleceğe dair hedeflerini konuştuk

Matvarlden Veddesta’nın İsveç Perakende Ödülleri'nde '2017 Yılın Mağazası' ödülünü almasından bu yana geçen bir yılı değerlendirir misiniz?
Elbette bizim adımıza bu ödülün başarılı bir geri dönüşü oldu. Gerek İsveç’ten gerek Türkiye’den gerekse de Avrupa’nın farklı ülkelerinden pek çok yeni insanla tanıştık. İşimizi geliştirmek adına yeni kapılar da açtı. Sonuçta ticareti hepimiz para kazanmak için yapıyoruz ancak bunun da ötesinde Matvarlden’in benim adıma çok önemli bir anlamı; etnik pazar dinamiklerinin, doğru formatta ve bir ulusal zincirin çalışma sistemi içinde, multikültürel diğer tüm ürünleri de aynı anda sunarak ne kadar başarılı olabileceğini göstermek. Bunun biraz olsun fark edilmeye başlanmasını sağlamak bizi mutlu ediyor.

Fark edilmeye başlandı mı?
Şöyle söyleyebilirim; bu konuda gerçekten bir niyet görüyorum ancak tam olarak nereden başlanması gerektiği yönünde de kararsızlık var. Bu ödül ve sonrasındaki süreç vesilesiyle Avrupa Türk Etnik Gıda Pazarı’nda faaliyet gösteren başta Almanya olmak üzere pek çok farklı ülkeden girişimciyle sohbetlerimiz oldu. Onların da kendi ülkelerinde sadece Türk veya Arap kökenli müşteri portföyüne bağlı kalmayıp pazarın geneline açılma isteklerini gördüm. Bu güzel bir gelişme olmakla birlikte yine gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki bu isteğin hayata geçirilmesi oldukça yavaş ilerleyecek gibi duruyor.

Nereden başlanması gerektiğini düşünüyorsunuz?  
Öncelikle tabi ki planlama ve bir gelecek projeksiyonu oluşturmak gerekli ancak bu noktada Avrupa Türk Etnik Gıda Pazarı’ndaki şirketlerin yapısıyla ilgili sorunlar ortaya çıkıyor. Son bir senedir etnik pazarın gelişimi için çeşitli platformlarda bir araya geldiğimiz arkadaşlarımız genelde bu değişime son derece istekliler. Zaten istekli olmasalar kalkıp bu toplantılara, bu organizasyonlara gelmezler. Ancak ailelerde bu değişime çok kapalı olan eski kuşakların olduğunu ve başlayamadıklarını belirtiyorlar.  Şirketlerin tüm yöneticileri, ailenin tüm fertleri ortak bir amaç doğrultusunda hareket etmezler ise bu değişim süreci başarıya ulaşmak bir yana mevcut yapının bile dağılmasına yol açabilir.

Mesleki örgütlenme yönünde gerçekleştirilen girişimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Avrupa’da çeşitli ülkeleri birbirine bağlamak oldukça zor aslında… Örneğin bizim bulunduğumuz Nordic pazarının oldukça farklı dinamikleri var. Daha doğru bir oluşumun öncelikle Almanya, Hollanda gibi yoğunluklu ülkelerde işbirliği içinde ve sıklıkla bir araya gelinebilen bir yapı oluşturulması daha sonra bu temasların tüm Avrupa geneline yayılması olduğu görülüyor. Fakat gerçekten bu tip bir örgütlenmenin yaygın olarak gelişiminin sağlanması hedefleniyorsa tarafların ortak amacı öncelikle pazarın gelişimi olmalı. Maalesef benim gözlemlediğim böyle bir istek dile getirilmesine karşın arka planda herkesin kendi şirketinin konumuyla ilgili endişeleri çok fazla. Pazarın gelişimi tek bir şirketin gelişimiyle olmaz bu çok nettir. Pazarın gelişimi demek seninle birlikte rakibinin de gelişmesi demektir. Pazar gelişsin tüm ülkeye hitap edebilecek konuma gelelim diyorsan hem de bu arada rakibim olduğu yerde kalsın diye düşünüyorsan bu olmaz.

Türkiye’deki gıda perakendesi ve özellikle yerel marketlerin durumuyla ilgili nasıl gözlemleriniz oldu?
Türkiye’deki yerel marketleri, mağazaların görsel kalitesi ve teknoloji kullanımı açısından oldukça başarılı buldum. Farklılık yaratma yönünde eksikler görülmekle birlikte genel standartlar adına iyi bir mesafe alınmış durumda. Ancak bu yönünü bir yana koyup reel şartlar ve gelecekle ilgili durumdan bahsettiğimizde sohbetlerimizde gördüğüm karlılık ve kazanç konusunda çok büyük bir problem yaşanıyor. İşin kötü tarafı sorunu tespit etmiş durumda olup çözümle ilgili hiçbir önermelerinin bulunmaması. Yani mevcut yapı içinde karlılık konusunu nasıl aşacaklarına dair fikirleri yok. Çünkü tek bir yerel perakendeci olarak yapılabileceklerin çoğunu zaten yapmış durumdalar.

Mesela Avrupa Türk Etnik Gıda Pazarı’nı değerlendirirken ne diyoruz? Yüksek karlılıklar var, para kazanılıyor ancak mağazaların görselliği, hijyeni, çalışanların eğitimi, teknoloji kullanımı gibi bir dizi temel öğede çok geri kalındığı için pazar sadece etnik müşteriye sıkışıp kalmış durumda. Bu çerçevede etnik nüfusun sosyokültürel yapısındaki değişim devam ederse ve ulusal Avrupa zincirleri de etnik ürünlere daha fazla yer verirse pazar ellerinden kayabilir. Bunun için etnik ürünlerden, taze gruplardaki güçlerinden vazgeçmeden yaptıkları mevcut işin standartlarını yükseltmeliler. Yani sorun belli çözümü de belli.

Ancak dönüp Türkiye’deki yerellere baktığımda zaten yaptıkları işi yüksek standartlara çektiklerini ama yine de her geçen yıl karlılıklarının azaldığını görüyoruz. Yani bir ters orantı var, bu son derece tehlikeli bir durum… Bu da demek oluyor ki mevcut konjonktür içinde kalırlarsa bu işin geleceği olamayacak. Benim gözlemim bu.

Peki ne yapılması gerekli sizce?
Yapılması gerekeni bilmek için bir uzman ya da bir perakende dahisi olmaya gerek yok. Herhangi bir ülkede aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve birbirlerine benzer yapıda şirketler tek başlarına yeterli düzeyde para kazanamaz duruma gelmiş ise ortaklık yaparlar.  Avrupa’da şartlar Türkiye’deki kadar zorlayıcı olmamasına rağmen bu işbirlikleri yapılmış durumda. Hem zamanında ortak şirketler oluşturarak yapılmış hem de farklı ülkelere göre farklı modeller kurgulanarak yapılmış. Örneğin Kuzey Avrupa pazarında Matvarlden’ın da sistemine dahil olduğu son derece güçlü bir ortak satın alma ve dağıtım şirketleri var. Yani her bir perakendeci gidip tek başına ürün alımı yapmıyor. Türkiye’de şartların da tamamen buna yöneltmesine bu konuda bir şey yapılmaması gerçekten çok ilginç bir durum. Bana geçmişteki örneklerden bahsediyorlar ve şu anda artık tekrar başarısız olabilir diye denenmediğini söylüyorlar. Bu da çok mantıksız… Tam tersine bu bir fırsat, en azından bu girişimlerin niye başarısız olduğunu dair birilerinin tecrübesi var. Aynı hataları tekrar etmez isen bu defa başarılı olur.

Türkiye dışındaki Türk girişimcilerin kurduğu marketlerin ticari ortaklıkla ilgili girişimleri de olmalı mı sizce?
Onların ticari ortaklığa gelene kadar önce halletmesi gereken çok çok fazla konu var. Ayrıca buna gerek yok. Avrupa’da küçük marketlerin de içine dahil olabileceği son derece gelişmiş sistemler var. Ortak satın almaların yapıldığı ve son derece avantajlı alım yapabildiğiniz pek çok yapı zaten kurulmuş durumda. Sadece bunlara dahil olunması için sizden belli standartlar ve güvenilirlik talepleri var. Şu anda bu yüzden giremiyorlar ama Türk kökenli marketler yapısal sorunlarını aştığı zaman bunlara dahil olabilir. Zaten olabilirlerse çok farklı noktaya gelme potansiyelleri var. Çünkü onlar bu ulusal yapıların kendi sistemleri içinde ilgilenemediği butik satın alma, farklı bir ilişki ağı gerektiren etnik ürün pazarına inanılmaz hakimler… Bu özelliğin yanına ulusal sistemden mal çekebilecek kurumsal yapıyı eklediğinde çok başka bir noktaya gelebilirsin. İkisini birleştirebilirse iş farklı bir boyuta gelecek, bizim Matvarlden’da yaptığımız bu.  Türkiye’deki yerel marketler için ise durum farklı, onlar hazırda olmadığı için böyle bir ortak yapıyı kendileri oluşturmalılar. İki taraf arasındaki fark ise Avrupa’daki Türk marketleri halen çok ciddi para kazanabiliyor ve gereğinden fazla ağır hareket etseler bile bu değişim süreci için zamanları var. Türkiye’deki yerel marketler için ise ben artık böyle bir kararsızlık, birlikte hareket etme adına böyle isteksizlik için zaman kalmadığını düşünüyorum.

Sohbetimizin sonunda Matvarlden'daki gelişmeler, yeni projeler ve hedeflerle ilgili bilgi verir misiniz?
Fiziksel büyüme planında 2019 Ağustos’ta bir mağaza açılacak. 2020’de iki tane daha açılacak. 2020 sonu itibarıyla 5 şubeye ulaşmış olacağız. İsveç dışında Avrupa geneline açılımla ilgili uzun vadeli hedeflerimiz var. Bununla ilgili bir şirketle sözleşme imzaladık. Yeni bir platforma geçiyoruz ve bu gelişimle birlikte franchise modeli içinde Matvarlden ERP sistemi o ülkenin farklı lisanıyla yönetilebilir duruma geliyor. Bu şu an için maliyetleri de göz önüne alındığında erken yapılmış bir yatırım gibi gözükmekle birlikte biz gelecekle ilgili her teknolojik altyapıyı yıllar öncesinden yapmayı ve testlerle birlikte geliştirerek kullanılmaya başlanacağı zaman mükemmel düzeye getirmiş olmanın doğru olduğuna inanıyoruz.

Dağıtım sistemi içinde olduğumuz grubun 2019 Şubat ayında yeni bir merkezi daha devreye girmiş olacak. Bu konuda da bir anlaşma yaptık. İsveç pazarı için etnik malları tek bir çatı altında toparlayıp diğer süpermarketçi arkadaşlarımızla etnik bölümleri de paylaşacağız. Oradan hem kendimiz adına bir fayda elde edeceğiz hem de genel anlamda ülkede etnik ürünlere olan ilginin artması konusunda toplam bir fayda edilmesi yönünde üstümüze düşen sorumluluğu yerine getirmeye gayret ediyoruz.

Gıdadaki markamız Delian’ı ise yeniden formatlıyoruz. Onu bir Akdeniz, Ege mutfağı markası gibi konumlandırıyoruz. Bununla birlikte örneğin Balkan mutfağı gibi farklı kültürlerin ürünlerini sunan Delian ile birlikte yürüyecek yeni markalar yaratacağız. Bu konuyla ilgili de yoğun bir çalışma sürecimiz mevcut.


Ortakalan Özel Röportaj

02 Kasım 2018 Cuma
Haberle İlgili Fotoğraflar
Büyütmek için tıklayınız.
"etnikmarket.com" İle İlgili Diğer Haberler
Diğer Haberler